Bir Yönetici ne zaman etkin olur? Hep sorarız kendi kendimize... Veya etkin olmadığını düşündüğümüzde değerlendirme yaparız zihnimizde, bazen yakın bulur isek; paylaşırız düşüncelerimizi kendisi ile, bazen “benim de başıma bu geldi en son” diyerek başkaları ile...

Bir Yönetici Nasıl Etkin Olur?

Önce kendisini yönetmeye başladığında...

Kendini Yönetmek Ne ile başlar?

Duyguları Yönetmek,

Zamanı Yönetmek,

Randevularını Yönetmek ile...

“Cuma sabahları genelde geç gelir” dediler. “Sorun değil, bekleyeceğim” dedi. Cep telefonundan ulaştılar ve yöneticinin yolda olduğunu öğrendiler. Onun için randevuyu aldılar. Beklemeye devam etti. Yönetici geldiğinde, “buyrun” dediler, “sizi bekliyor.” Konuşmak istediği iki konu vardı. Her ikisi de önemli idi, lakin sakinlikle dinlemesini istediği konuyu yöneticiye öncelikli olarak sunması gerektiğini düşündü. Kendisini tanıttı. Sohbete başladılar. Tam konuyu açtı, bir telefon geldi. Belki cevaplamaz diye düşündü ama telefonu açtı ve görüşmesini yaptı. Tekrar konuya döndüler. Ben not alayım dedi yönetici. Bir iç hat, bir dış hat ve bir cep telefonu daha girdi araya... Sonra mı? Onu yönlendiren birimde çalışan bir bayan çalışan elinde onaylanması gereken yukarıda bekleyen velinin işi ile girdi içeriye... Halbuki görüşmede olduğu biliniyordu yöneticinin...

Düşünmeye başladı.

“Yüz yüze İletişim ne kadar değer görüyor bu organizasyonda...”

Aslında pek eski değil idi bu tecrübesi. Çalıştığı şirkette de başına gelmişti bir yönetici ile. Farklı departman yöneticileri olmakla beraber iletişimde en önemli unsur eğer mümkün ise; yüz yüze olanı tercih etmektir bilgi ve deneyimini gerçekleştirmek için odasına gittiği yönetici arkadaşı ile 5 dakikada halledeceği iş 30 dakikada çözülmüştü. Neden mi? E yine aynı hikaye... Tüm gelen aramalar ve işler cevaplandı ama karşısında oturan yönetici arkadaşına sıra gelmedi. O da dayanamayıp, “ben sana zaman ayırıyorum ve yanına geliyorum, telefondaki benden öncelikli ise; ben de seni arayayım” dedi.

......

İlk konu tamamlanana kadar şehir dışına gidecek bir veli daha girdi odaya, yukarıdaki bayan başka konu ile tekrar geldi ve 5 arama daha oldu. Hepsi cevaplanırken, sakin kalmak zorlaşmaya başlamıştı. Anlamıştı burada bazı kurallar işlemiyordu. Yöneticinin bir asistana ihtiyacı vardı veya telefonlarını yönlendirmeye veya önceliklerini gözden geçirmeye... Ayağa kalktı, hızlandırdı süreci, 2. konu ile ilgili bilgi almak için konuyu açtı. Masaya doğru ilerlediler, görüşmeyi tamamlayıp, teşekkür etti ve odadan çıktı.

İster okul, ister şirket; hikaye aynı: Yüz yüze İletişim Ne kadar Değer Görüyor? Sizin Ayırdığınız Zamanı, Sizin “Sen Benim için Değerlisin” mesajını ne kadar Anlıyorlar?

Başkalarının talepleri benim zamanımı yönetiyor ise; ben nasıl etkin olurum?

Ben kendi zamanımı yönetemiyor isem; acaba daha neler kaçırıyorum bu hayatta?

Sevgiyle Kalın,

Hafize KARGI